www.husanmaz.com

Sık kullanılanlara ekle         

Videoyu izlemek için tıklayın.
Vize ilçesinin tanıtım videosunu izlemek için tıklayın






VİZE İLÇESİ


















          






 
GENEL BİLGİLER ve TARİHÇESİ
Marmara Bölgesi’nin Trakya kesiminde,
Kırklareli İli’ne bağlı bir ilçe olan Vize’nin doğusunda Karadeniz, güneyinde Tekirdağ, güneybatısında Lüleburgaz, batısında Pınarhisar, kuzeyinde de Demirköy bulunmaktadır. Kırklareli’nin doğu kesiminde yer alan Vize, akarsu vadileri ile parçalanmış, alçak alanlardan oluşmuştur. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Istranca Dağları ilçeyi ikiye ayırmaktadır.Bu dağların ilçe sınırlarındaki yükseklikleri 1000 m.yi aşmamaktadır. Istrancaların doğu yamaçlarından doğan sular Karadeniz’e, batı yamaçlarından kaynaklananlar da Ege Denizi’ne akmaktadır. Bunlardan Pabuç ve Kazan dereleri Karadeniz’e dökülmektedir. Ayrıca Ergene Nehri’nin başlangıç kollarından biri ile bu nehre katılan Soğucak ve Anadere Deresi de Vize’den kaynaklanmaktadır. İlçenin Karadeniz kıyıları geniş kumsallar halinde olup, burada Servi Burnu ve Midye Koyu bulunmaktadır. Istrancaların ilçe hudutları içerisindeki Karadeniz’e bakan kesimleri meşe ve kayın ormanları ile kaplıdır. Deniz seviyesinden 180 m. yükseklikteki ilçenin yüzölçümü 1.119 km2, toplam nüfusu 31.911’dir.

 

İlçenin ekonomisi tarım, ormancılık, turizm, hayvancılık ve küçük sanayie dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, buğday, şeker pancarı, ayçiçeği, arpa, sebze ve meyvedir. Hayvancılıkta koyun ve inek besiciliği yapılıp, mandıralarda süt ve süt ürünleri üretilmektedir. İlçenin geniş alanlarını kaplayan meşe ormanları, ilçe ekonomisinde önemli bir yer almaktadır. Midye (Kıyıköy) turizm yönünden önemli bir yerleşim alanıdır. 
Vize yöresi MÖ.XIII.yüzyılda Trakların yaşadığı bir bölgedir. Vize’deki Çömlektepe Höyüğünde 1962 yılında Feridun Dirimtekin’in, 1995’te Trakya Üniversitesinden Yard.Doç.Özkan Ertuğrul’un yaptığı araştırmalar, ardından Prof.Dr.Mehmet Özdoğan’ın çalışmaları yörenin Eskiçağ tarihini aydınlatmıştır. Vize yakınlarındaki Karaköçek mevkiinde Orta Tunç Çağı’na ait kaya sunağı bulunmuş, bunu Vize Soğucak köyünde bulunan bir benzeri izlemiştir. Vize Çakıllı Köyü’nün 1 km. güneyindeki Eski tekke mezarlığında bulunan el yapımı kaba hamurlu, deve tüyü rengindeki çanak çömlekler, yontma taş aletler, cilalı el baltaları Neolitik Çağda burada bir yerleşim olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle Çömlektepe Höyüğünün MÖ.3000 yıllarına kadar indiği belirlenmiş, aynı yerde Demir Çağı’na ait keramikler ele geçmiştir. Bunları Helenistik ve Roma keramikleri de tamamlayınca Vize yöresinin Neolitik Çağdan günümüze kadar kesintisiz bir yerleşime sahne olduğunu ortaya koymuştur.

MÖ.3000-2500 arasında Adriyatik Denizi’nden, Karadeniz’e kadar uzanan bölgeye yerleşen Traklar, Trakya’de egemenliklerini sürdürmüştür. Bunlardan Astai Boyu Istranca Dağlarında yaşamış ve küçük bir prenslik kurmuşlardır. MÖ.513’te Pers İmparatoru Darius tüm Trakya’nın yanı sıra Vize’yi de ele geçirmiş, Med savaşlarından sonra bölgenin tümünü Makedonyalılara bırakmak zorunda kalmıştır. Büyük İskender’in ölümünden sonra, generallerinden Lucimachos Trakya ile birlikte Vizeye de hakim olmuştur.

Ancak bu dönemde Trakya Keltler tarafından yağmalanmıştır. Bütün bu karmaşayı MÖ.72’de Romanın yönetiminde kurulan Doğu Trak Krallığı izlemiştir. Vize yöresi en parlak dönemini Klasik Çağda (MÖ.500-400) ve Helenistik Çağda (MÖ.300-MS.20) ve Roma İmparatorluğu döneminde yaşamıştır. Vize Hıristiyanlığın yayılması ile birlikte Avrupa metropollüğüne bağlı bir piskoposluk merkezi olmuştur. Bu dönemde dış tehditler altında Vizeliler ezilmiş, bazen kalelerini terk etmiş, bazen de vergi ve haraç vererek şehirlerini yağmalanmaktan kurtarmışlardır. MS.IV.yüzyılda Got akınlarını Hun, Bulgar ve Slav akınları izlemiştir. Haçlılar buraya çok sık saldırmış, Vize’yi ele geçirdikten sonra İstanbul’a ulaşmışlardır. Anadolu Beylikleri döneminde, Aydınoğullarından Halil bey denizden Trakya’ya çıkmış, Gelibolu’dan Edirne, Lüleburgaz ve Vize’ye kadar uzanan bölgeyi egemenliği altına almıştır. Ancak Vize yakınlarında 1309’da Bizans İmparatoru Andronikos’un generallerinden Filis’e yenilmiş ve yöre yeniden Bizanslıların eline geçmiştir. Vize’deki Bizanslı komutan Mauridis, Sultan I.Murat’ın (1360-1389) kumandanlarından Durmuş Kılıçarslan ile Karaca Beyhan’a karşı koymuş ve Vize’yi teslim etmemiştir. Mihalzade Gazi Hıdır Bey’in şehri kuşatması da bir sonuç vermemiş bunun üzerine lala Şahin Paşa bir aylık bir kuşatmadan sonra 1368’de Vize’yi Osmanlı topraklarına katmıştır. Bundan sonra Vize Rumeli Beylerbeyliğine bağlı bir sancak olarak yönetilmeye başlanmıştır.
       
Vize Osmanlı- Rus Savaşı’nda (1877-1878) Bulgar Prensliğine bırakılmış, Berlin Antlaşması (13 Temmuz 1378) uyarınca yeniden Osmanlı topraklarına katılmıştır. Balkan Savaşları sırasında Bulgarların eline geçmiş, Kurtuluş Savaşı başlarında 27 temmuz 1920’de Yunanlılar tarafından işgal edilmiş, Mudanya Mütarekesi (11 Ekim 1922) uyarınca kısa bir süre İtalyanların denetimine girmiş, 2 kasım 1922’de de Türk topraklarına katılmıştır. İlçede günümüze gelebilen eserler arasında;

Tümülüsler, Mağaralar, Vize Surları, Vize Ayasofyası (Gazi Süleyman Paşa Camisi) (VI.yüzyıl), Vize Kalesi, Mağara Manastırı (IX.yüzyıl), Midye Ayazma ve Manastırı, Roma Tiyatrosu, Hasan Bey Mescidi, Aya Nikola Manastırı, Hamam, Ahmet paşa Çeşmesi (1838-1839), Esma hanım Çeşmesi (1838-1839), Şeyh Bali Çeşmesi bulunmaktadır

1930 lu yıllarda Trakya Bölgesinde İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdür Muavini Dr. Arif Müfit Mansel başkanlığında Araştırma ve Kazılara başlanır. 700 Tümülüs tespit edilir.
Mansel'in Vize kazısına hastalığı nedeniyle gidemeyen Atatürk, buluntuları hasta yatağına getirtip incelemiş ve Kazılara devam ediniz, memleketimizin kültür zenginliklerini daha çok bulacaksınız demiştir.
Ord. Prof. Arif Müfit Mansel'in Trakya araştırmaları, günümüz arkeologlarına hala ışık tutmaya devam etmektedir.